Antik çağda Anadolu kentleri, Klaros ve Didyma gibi kutsal merkezlere ve birbirlerinin bayramlarına theoroi denen elçiler gönderirdi. Bu yolculuğun adı theoria idi: gitmek, görmek ve gördüğünü kendi kentine taşımak. Odanın kültürel çalışmalarına bu fikir yön veriyor.
Çekya ile Anadolu arasındaki bağın derin bir geçmişi de var: Anadolu'nun kadim dillerinden Hititçeyi 1915'te çözen, Çek dilbilimci Bedřich Hrozný'dur. Büyükelçi Bağış'ın 2019'daki buluşmada hatırlattığı gibi, Prag Türk öğrencilerin Erasmus için en çok tercih ettiği şehirler arasında.
Düzenlediğimiz kültürel etkinlikler, Çekya ve Türkiye'nin birikimini aynı masada buluşturuyor. İnsanlar bu buluşmalarda diyalog kuruyor, birbirini daha iyi anlıyor ve birbirinden öğreniyor. Bu yakınlık, iş birliğinin de zemini oluyor.
Hedefimiz; profesyonelleri, iş insanlarını ve farklı paydaşları birbirine destek olan, birlikte güçlenen bir ağda buluşturmak. Bu ağın getirisini maddi olduğu kadar manevi de görüyoruz: paylaşılan bilgi, kurulan dostluklar ve iki kültürün birbirine kattığı zenginlik.